Dinçer: Yeni Eğitim Sistemiyle Atama Bekleyen Öğretmenlere Fırsat Doğacak

Ana Sayfa » Genel » Dinçer: Yeni Eğitim Sistemiyle Atama Bekleyen Öğretmenlere Fırsat Doğacak
12 Mart 2012 - 13:58

Katıldığı TV programında soruları yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer “Yeni Eğitim Sistemiyle Atama Bekleyen Öğretmenlere Fırsat Doğacak” dedi. Dinçer konuşmasında “Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretimde yüzde 100 okullaşma oranına, ortaöğretimde de yüzde 90’ın üzerine okullaşma oranına çıkmayı hedeflediğinde zaten yaklaşık 150 bine yakın öğretmene ihtiyaç duyacaktı, bu ihtiyacımız yine varlığını devam ettirecek. Belki o yüzde 10’luk kısım için baktığınızda tekrar ihtiyaç olabilir. Bu bir tarafıyla da iyi olarak yorumlanması gereken husus değil mi? Dışarıda bekleyen öğretmenlerimiz için de bir fırsat doğmuş olacak ” dedi.

İzmir Milletvekili 28 bin atamanın Haziran’da yapılacağını söylediği ile ilgili soruya Dinçer “Ben hiç öyle bir bilgiye sahip değilim. Yani o neye istinaden onu söyledi bilmiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in 12.03.2012 Tarihinde CNN TÜRK’ten Hande Fırat’a verdiği Röportajın Deşifresi:

SUNUCU HANDE FIRAT-Ankara’dan günaydın, iyi haftalar diliyoruz. Ankara stüdyolarındayız ben Hande Fırat. Konuğumuzsa Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer.

Efendim, hoş geldiniz. Aslında hafta sonu Türkiye sadece eğitim konuştu, daha çok da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki o kavgayı, yumrukları izledi. Şimdi o yumruklar, iktidar-Ana Muhalefet arasındaki o tartışma, birbirlerine fırlatılan cisimler, tüm bunlar pek çok kişi tarafından eğitim şart diye yorumlandı, milletvekillerine de eğitim şart diye yorumlandı. Siz yoktunuz o Komisyonda, hem neden yoktunuz, hem de o görüntüleri televizyondan mı izlediniz, izlediğinizde neler hissettiniz?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi öncelikle şunu söylemek lazım: Ben yoktum, çünkü İstanbul’da o sabah bir programım vardı. Maalesef ancak 2’deki uçağa yetişebilmiştim, dolayısıyla Komisyon saat 3’te başladı. Ben Meclis’e gelene kadar da program bütünüyle bitmişti, dolayısıyla bulunamadım. Ama tabi şunu söylemek gerekir: Normal şartlarda orada Komisyon Başkanımız özellikle Nabi Bey ve AK Parti yönetimi, muhalefetin konuyla alakalı söyleyebileceği bütün sözleri söylemesi konusunda inanılmaz demokratik bir fırsat verdiler. 1 hafta boyunca neredeyse zaten muhalefet konuştu orada. Meseleyi tartışmıyoruz, bu mesele tartışılmadı dediği halde, orada günlerce konuşulanın, günlerce tartışılanın göz ardı edildiği bir süreç izlendi. Tabi bu demokratik süreç içerisinde yeri geldiğinde de oylamaların yapılması lazımdı. Çoğu kere oylamaların yapılışı esnasında da birtakım direnişlerle ve engellemeyle karşılaşıldı. Şimdi bir konu tartışmak ayrı bir şeydir, ama bir süreci engellemek ayrı bir şeydir. Bir sürece karşı direnmek ayrı bir şeydir, ama bütün bunları yapıyorsanız bu kez karşınızdaki insanların da buna dair süreçteki haklarını da gözetmek zorundasınız. Benim gördüğüm şey, zannediyorum Cumhuriyet Halk Partisi’nin engelleme tavrı ve karşısında da en azından kendisi kadar hakka sahip bir grubu görmemesi AK Parti’de de bardağı taşıran damla oldu.

SUNUCU HANDE FIRAT-100 milletvekili iktidar Partisinin de içeri girmesi, işte Komisyon Başkanının oraya set kurması falan, bunlar hoş mu, normal mi hani bir özeleştiri yapacak olursanız Partiniz adına?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Peki, ben size başka bir soru sorayım. Belki siz de zaman zaman oradaydınız ve CNN Türk’ün muhabirleri hep oradaydılar. 1 hafta süre içerisinde sürekli olarak Cumhuriyet Halk Partililer önceden geldiler, orada oturdular ve sürekli konuşarak AK Partililerin hem konuşmasına izin vermediler, hem de süreci sürekli uzatan bir tavır içerisindeydiler. 1 hafta boyunca onların orada oturuyor olmaları meşru muydu? Aslında belki de AK Partililere 100 kişi bile olsa gelip oraya oturma


meşruiyetini veren, Cumhuriyet Halk Partisi’nin sürecin dışına giden bir tavrı olduğu kanaatindeyim ben.

SUNUCU HANDE FIRAT-Peki, şimdi eğitim sistemi. Hepimiz Türkiye’de deriz ki, aman işte eğitim sistemi sürekli değiştiriliyor, eğitim sistemi çok önemli, hep bir oturacak sistem bulunsaydı, Türkiye’de Ana Muhalefet Partisi diyor ki, bu işi beraber yapalım, bunu geri çekin ve böyle bir süreç yaşanıyor. Şimdi önce bir eleştirilerini söyleyeceğim size, onlara ne diyeceksiniz diye. Başbakanı zorbalıkla suçladılar. Kemal Kılıçdaroğlu; “Eşkıya Parlamento’dadır” dedi. Ve gerçekte demokrasi yok, post modern diktatördür Başbakan dedi. Şu an CHP, Uzlaşma Komisyonu’ndan çekilmeyi, Kızılay’da yürümeyi, Genel Kurul’da eylem yapmayı tartışıyor. Benzer şekilde MHP de, yasa teklifinin Genel Kurul’a inmesi gayrimeşrudur dedi. Bir; gayrimeşru mu? İki; acaba bu ağır suçlamalara; zorbalık, diktatörlük gibi ağır suçlamalara ne yanıt vereceksiniz?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Peki, ben size sorayım Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütün kanun ister tasarı, ister teklifleri olsun ilgili komisyonlara gider, komisyonlarda tartışılır, oylanır, kabul edilir ve Meclis’e iner. Bu da biraz tartışmalı, kavgalı, gürültülü bile olsa, yine ilgili komisyonda tartışıldı, 1 haftadan neredeyse daha fazla sürer. 1 haftaya yakın bir süre tartışıldı, oylandı ve kabul edildi ve Meclis’in gündemine gelecek Genel Kurul’un. Bütün bu süreç şimdiye kadar yüzlerce, binlerce kanun Meclis’e inerken meşru bir sonuç doğruyor da bugünkü niçin doğurmuyor? Dolayısıyla bu soruya kendileri cevap vermeliler. Onun ötesinde bugün eğitim sistemini baştan sona değiştiren bir karar verilmiyor. Normal şartlarda eğitim sisteminin sadece ve sadece yapısıyla ilgili bir karar veriliyor. Bu yapısıyla ilgili karar, AK Parti Hükümetinin bir sözüdür. Ve üstelik de yapısıyla ilgili kararı verirken de çok meşru gerekçeleri bulunmaktadır. Ben size şunu sormak istiyorum, buradan defalarca sordum, bunu Ana Muhalefet Partisi’ne de soruyorum. Türk eğitimi genel nüfus ele alındığında yıl ve seviye itibariyle oldukça düşük görünüyor. Aşağı yukarı bizim toplam nüfusun ortalama eğitim süresi 6 yıla yakın bir durumda. Tüm dünyada ise bunun iki katı ve daha fazlası. Türkiye’nin eğitiminin seviyesini yükseltmek, eğitim yılını artırmak istiyorsanız ne yapacaksınız? Eğitim sisteminde zorunlu eğitim süresini uzatacaksınız öyle değil mi?

SUNUCU HANDE FIRAT-Evet

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- AK Parti bugün, eğitim sistemini zorunlu eğitim olarak 12 yıla çıkarıyor, 4 yıla indirmiyor. Peki, buna niçin itiraz ediliyor? Birincisi bu.

SUNUCU HANDE FIRAT-12 yıl herkes zorunlu eğitim görecek.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Türkiye’de işte 6 ila 18 yaş arasındaki bütün çocuklar 12 yıllık eğitimi almak zorunda kalacaklar, bunun neresi kötü? İkinci soru. Eğer 12 yıllık bir zorunlu eğitimi öngörüyorsanız, dünyanın   neresinde   12   yıl   boyunca   bir   okulun   kapısından   bir   çocuğu


soktuğunuz, sonra da 12 yıl sonra mezun ettiğiniz bir sistem var? Ben bunu itiraz eden herkese sordum, hatta meydan okuyorum, bana bir cevap verin dedim. Tekrar aynı şeyi söylüyorum. Dünyanın hiçbir yerinde değil 12 yıllık, 8 yıllık kesintisiz eğitim bile neredeyse yok. 12 yıllık kesinlikle yok, 8 yıllık 1 veya 2 ülkede var onları biliyorum, onun dışında yok. O zaman biz çocuklarımıza 12 yıl gibi kesintisiz bir eğitimi öngördüğümüzde bu ülkenin çocuklarına haksızlık etmiş olmayacak mıyız?

SUNUCU HANDE FIRAT-Sayın Bakan, herhalde bu çeşitli iddialardan ve tartışmalardan çıkıyor. Bu kesintisiz eğitimi getirme nedeniniz ideolojik mi, yani imam hatiplerle ya da dindar nesil yetiştirme iddia ve söylemleriyle mi ilgili, yoksa tamamen Türkiye’de daha çok çocuğun okula gitmesini sağlamak mı?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bakın, ben yaklaşım tarzlarını söyleyeyim, siz ona göre bir sonuç verin Sonucun aynı olması önemli değil, ama sonuca nasıl baktığınız önemli. Şimdi eğer siz bu yaptığınız işi sadece imam hatip okullarının önünü açalım diye düşünüp yapıyorsanız o zaman sistemin bütünlüğü içerisinde imam hatip okullarının dışındaki öğrencilerin ne olacağı sorusunu sorar ve tartışırsınız, belki orada problem çıkabilir. Yine eğer siz, imam hatip okullarının önünü keselim diye sürece bakarak, eğitim sistemi içerisinde bir karar verirseniz yine o zaman eğitim sisteminde imam hatip okullarının dışındaki çocuklara verilen hakların öbürüne niçin verilmediğini sorgularsınız. Biz öyle bakmıyoruz, ben öyle bakmıyorum meseleye. Ben açık, az önce size söyledim. Türk eğitim sisteminin 12 yıl zorunlu hale çıkması halinde sistemin esnekleştirilmesi lazımdır. Burada ortaokul diye tarif ettiğimiz kesim, aslında sistemin esas şişe boynunu oluşturmaktadır, esas verilmesi gereken karar orasıdır. Çünkü artık ilk 4, okunacak ilk 4 bölüm ana hatlarıyla bellidir, lise eğitimi bellidir, ortaöğretimse bir geçiş, bir köprü istikameti oluşturmaktadır ve esas esnekliğin sağlanması gereken alan odur. Orada seçimlik dersler veya programlar yoluyla esneklik sağlamak da zorundasınız zaten. Bunu yaptığınızda imam hatip okullarının da bundan yararlanıyor olmasının ne mahsuru var? Ben bunu defalarca söyledim, tekrar söylüyorum. Evet, imam hatip okulları da bundan yararlanacak. Ama bu, diğer çocuklarımızdan farklı bir hak olarak onlara verilmiş değil.

SUNUCU HANDE FIRAT-Hepsi için geçerli.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Dolayısıyla fen lisesine gidecek çocuğumuz, sosyal bilgiler lisesine gidecek çocuğumuz, Anadolu liselerine, öğretmen liselerine, meslek liselerine gidecek çocuklarımızın tamamı için öngörülen esnek bir sistem getiriliyor. Ve bu esnek sistem içerisinde birilerinin imam hatip okullarının da bundan yararlanacak endişesiyle karşı çıkmalarının bu topluma bir haksızlık olduğunu görmüyor musunuz, niçin böyle bir haksızlığa izin verelim? Daha önceden imam hatip okullarının önünü kesmek niyetiyle Türkiye’nin mesleki eğitimine balta vuruldu. Türk iş dünyası özellikle bunun hepsini görüyor ve fark etmiş vaziyette. Peki, biz bu seslere kulak


tıkamalı mıyız? Bu açıdan bakıldığında yapılan şey, lütfen ideolojik bir çerçeveden çıkaralım, rasyonel bir zemine oturtalım. Ben dilimin döndüğü kadarıyla bunu o zemin üzerinden anlatmaya çalıştım herkese ve doğrusunu anlatmaya da devam edeceğim.

SUNUCU HANDE FIRAT-Şimdi biraz sistemi konuşalım istiyorum ama, öncelikle biz artık, ilkokul, ortaokul ve lise mi diyoruz?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Evet

SUNUCU HANDE FIRAT-İsim tekrar değişti, artık eskiye döndük 1997 itibariyle herhalde.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Yani ilköğretim birinci kademeye ilkokul diyeceğiz. Yine ilköğretim birinci kademe, ikinci kademe tabirimiz var ama, birinci kademeye ilkokul, ikinci kademeye de ortaokul diyeceğiz. Çünkü kullanım, kavramlaştırma bakımından daha kolay bir imkan veriyor.

SUNUCU HANDE FIRAT-Şimdi seçmeli dersti, seçmeli ders paketi oldu. Öncelikle bir onu sorayım. Bütün o kavganın ortasında bir önergeyle tüm bunların geçiriliyor olması eleştiri açısından hani çok eleştirildi. Ne diyorsunuz tam o kavgaların ortasında önergelerle geçilmesi komisyondan?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Ne yapabilirlerdi? Siz bir çözüm yolu önerin.

SUNUCU HANDE FIRAT-Hani ne bileyim belki tartışarak, konuşarak daha sağlıklı olmaz mıydı?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Konuşuyorduk zaten 1 hafta boyunca, siz gördünüz orada olup bitenin hepsini.

SUNUCU HANDE FIRAT-Peki. Seçmeli dersti, seçmeli ders paketi oldu. Şimdi ortaokul diyelim, 7-8 değil, aslında orta 2 ve 3’e denk geliyor herhalde. Çocuklar seçmeli ders paketi seçebilecekler doğru mu?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bakın, zaten seçmeli ders uygulaması şu anda da var. Şu anda 8 yıllık kesintisiz eğitimde biz 2. kademede, yani 6. sınıftan itibaren, 5-6’dan itibaren giderek artan oranlarda seçimlik dersler için uygulama yapıyoruz. Çocuklarımız tam olarak kaç saat seçimlik ders alıyorlar bilmiyorum ama, o uygulamamız var. Bunu daha sistematik hale getireceğiz şimdi ve lise eğitimini destekleyecek türden olacak.

SUNUCU HANDE FIRAT-Yani kaçıncı sınıfta?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Yani diyelim ki çocuğun 5. sınıftan itibaren konusuna göre belki olmasa bile zaman içerisinde giderek artan oranda kendi kabiliyetine, ilgisine, tercihine göre dersler alma imkanı olacak.

SUNUCU HANDE FIRAT-5 sınıfta

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Biz şunu yapacağız: Bir kere 5’inci, 6’ncı, 7’nci, 8. sınıfta her neyse, tüm dünya çocuklarına hangi bilgi ve yetenekleri kazandırmak için uğraşıyorsa, onların hepsini ikinci kademedeki bütün çocuklarımızı kazandırmaya çalışacağız. Onun üstünde ise, çocukların


ilgisine,  kabiliyetine  göre  ders  seçmelerine  izin vereceğiz.  Ama bu ders seçmeleri de yine meslek seçmek gibi değil. Çocuklar şayet…

SUNUCU HANDE FIRAT-İlgi alanı

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- İlgi alanı Diyelim ki fene ilgi duyuyorsa…

SUNUCU HANDE FIRAT-Fen paketini mi seçecek?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Paket değil

SUNUCU HANDE FIRAT-Böyle yansıda da o yüzden. İmam hatip paketi, spor paketi.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Giderek ders İstiyorsa paketi lisede seçebilecek.

SUNUCU HANDE FIRAT-Ha bu lise için

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Lisede program olarak Diyelim ki, niçin peki fen lisesinde fen dersleriyle ilgili paketi seçmesine izin vereceğiz? Çünkü bugün biz yeteri kadar fen lisemiz olmadığı için, yeteri kadar sosyal bilgiler lisesi olmadığı için her yere lise açmak durumunda kalıyoruz. Ve giderek okul sayımız ve çeşidimiz artıyor. Halbuki dünyaya baktığınız zaman okul çeşidi çok fazla değil, okul çeşidi az. Öyleyse biz şimdi normalde bir Anadolu lisesi eğilimi içerisindeyiz genellikle. Genel liselerimizi de biliyorsunuz kapatıyoruz, Anadolu lisesine dönüştürüyoruz. Anadolu lisesine geldiğinde, çocuk, fen lisesine gitme ihtiyacı duymaksızın, eğer fen derslerine kabiliyeti varsa, ilgisi varsa, onu tercih ediyorsa, fen lisesinde alabildiği dersleri, bulunduğu lisede alabilsin istiyoruz. Bulunduğu lisede sosyal bilgiler dersi alabilsin istiyoruz, bulunduğu lisede güzel sanatlarla ilgili ders alabilsin istiyoruz. Peki, buna niçin ihtiyaç var? Bütün herkes SB Sınavlarından ve öğrenci seçmeye dayalı sınavlardan, dolayısıyla bu sınavlar için dershanelere gitme konusunda şikayetçi mi bu ülkede?

SUNUCU HANDE FIRAT-SBS kalkıyor mu?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Bakın SBS kalkmıyor Ama SBS ile ilgili olarak öğrenci seçme esasına dayalı sınav yapmayacağız. Biz yine SBS gibi nispeten Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı faaliyetleri ölçen, acaba bizim eğitimimizin niteliği istediğimiz sonuçları veriyor mu diye değerlendiren ve çocukların içinde bulunduğu seviyeyi ölçen, sahip olduğu bilgi ve kazanımları değerlendiren bir sınav yapacağız. Bunun ismi SBS olabilir…

SUNUCU HANDE FIRAT-Merkezi sınav mı?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Merkezi olur evet Seviye Belirleme olabilir, olgunluk sınavı olabilir, çünkü bütün ülkeler bunu yapıyorlar. Hatta birinci kademeden sonra yapanlar da var. Birinci kademede yapıyor, ikinci kademede yapıyor. Ama bu, öğrencinin gideceği liseye kayıt yaptırması için esas teşkil eden bir puanlama değil. Eğitim sistemini ölçmek ve geriye dönüp acaba doğru mu yaptık diye değerlendirmek için yapılan bir sınav. Çocuk acaba bulunduğu seviyedeki gerekli olan kazanımları elde etti mi diye ölçülen bir sınav. İkisi de çok farklı mantıkla yapılacak.


SUNUCU HANDE FIRAT-Peki, bu seçmeli derslere dönecek olursak, çok netleştirelim diye söylüyorum. 5. sınıftan itibaren ders seçilebilecek.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şu anda var zaten, seçilebiliyor. Biz bunu biraz daha sistematik hale getireceğiz o kadar.

SUNUCU HANDE FIRAT-Paket değil, paketlerden kastınız liselerde mi olacak?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Liselerde, o zaman aslında onu da paket diye tarif etmek de çok doğru olmayabilir ama, eğer kolay anlaşılacaksa kullanılabilir o kelimeler.

SUNUCU HANDE FIRAT-Peki, dünkü yansıyan haberlerden söylüyorum. Şimdi bir öğrenci ya imam hatip paketini seçebilecek ya spor paketini ya da işte matematik paketini. Ben ikisini aynı anda seçebilir miyim, örneğin hem spor, hem imam hatip?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Çocuğun kabiliyeti varsa ve zamanı da bu işe uygunsa seçebilir.

SUNUCU HANDE FIRAT-Seçebilir, bu olmayacağı söylendi.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Artı zaten biz şunu da yapmak istiyoruz: Sistemi esnekleştirirken diyelim ki çocuk, başlangıçta diyelim ki ikinci kademede bazı sosyal bilgiler veya fen bilgileriyle ilgili dersleri seçti. Ama zaman içerisinde kendisinin veya ailesinin tercihleri değişti diyelim. O zaman çocuk eğer alan değiştirmek, konu değiştirmek veya program değiştirmek istiyorsa ona da imkan vereceğiz.

SUNUCU HANDE FIRAT-Bu çerçevede zorunlu ders saati azalacak mı?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Zorunlu ders saatleri, şimdi dünyayı araştırıyoruz. Onların verdiği zorunlu ders saatleriyle ilgili bir çalışmayı da yapıyor arkadaşlar. Bizim mevcut konumuzu da gözden geçireceğiz ama, temelde verilmesi gereken dersler neyse, onları mutlaka zorunlu olarak alacaklar.

SUNUCU HANDE FIRAT-Bizde biraz yüksek gibi mi bu zorunlu ders saati? Hani seçmeli derslerin saatini artırmak, zorunlu ders saatini azaltmak Avrupa ya da dünyaya daha mı uygun?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Yok, bu şikayet edeceğimiz kadar yüksek değil. Yani belki varsa 2 saat, 3 saat, hadi bilemediniz 4 saat kadar bir fark var ama, gerçekten de çok şikayet edilecek ve çocuklar için ağır oldu denecek kadar bir farklılık yok gördüğüm kadarıyla.

SUNUCU HANDE FIRAT-Şimdi tabi bu seçmelilerde bir iki kritik konu var, belik de en çok o yüzden tartışılıyor, çok açık soracağım. Şimdi 5. sınıftan itibaren seçmeli derslerin arasına Kur’an dersi girecek mi? Örneğin tam da ismiyle soralım, Ankara’da Çankaya Ortaokulu, Çankaya Lisesi’nin Ortaokulu açıldı ve ortaokulda 5. sınıftaki çocuk, isterse Kur’an dersi alabilecek mi ya da kaç yaşından itibaren alacak?


MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bu konularda kararı verecek olan, biliyorsunuz Talim Terbiye Kurulu. Hangi derslere ihtiyaç olduğuna dair şu ana kadar bir çalışma yapmadık. Ama isteğe bağlı din dersi alabilmesi konusunda şu ana kadar genel kamuoyundan olumlu feedbackler geliyor bize. Yani öğrenciler isteğe bağlı olarak din dersi alabilsinler talebi var.

SUNUCU HANDE FIRAT-Orada o din dersini açarsak, şimdi normal okutulan bir din kültürü ve ahlak bilgisi dersi var. Bu zorunlu olmayan…

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Evet, aslında o din dersi değil, onu ben size söyleyeyim. Yani şu anda Türkiye’de biz birbirimi aldatıyoruz. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi, aslında temel hatlarıyla bakıldığında başka ülkelerde gösterilen din dersine tekabül eden bir ders değil. Başka ülkelerdeki işte daha çok vatandaşlık, sosyal sorumluluk, vatandaşlık bilincinin geliştirilmesi gibi konularda biraz daha dini bir perspektiften verilen bir ders olarak görebileceğimiz bir husus. Dolayısıyla ben din dersi denildiğinde, mesela İslam’ın öğretilmesi, Hristiyanlığın öğretilmesini, Museviliğin öğretilmesini veya herkesin kendi dini neyse onu kast ediyorum. Bizde öyle bir din dersi yok doğrusu.

SUNUCU HANDE FIRAT-Yok. Peki, bu adına belki karşısınız ama, bu mevcut şekildeki din dersi diyelim, din kültürü ve ahlak diye geçiyor ama, o kalmaya zorunlu olarak devam edecek mi?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi mesela onu da, şu anda bakınız o kadar ayrıntı soruyorsunuz ki bana…

SUNUCU HANDE FIRAT-Ama hep bunlar tartışıldığı için, belki kalacak, belki kalmayacak.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Bence bunlar meseleyi ideolojik alana çekmek için kullanılan bir yöntem. Şimdi ben buradan dersem ki size, evet, şöyle olacak veya hayır, böyle olacak diye birilerinin onun üzerinden siyaset yapmalarına zemin hazırlanmış olsun diye.

SUNUCU HANDE FIRAT-Belki çok doğru ama, şöyle değil mi: Hani insanların da bunu bilmesi gerekmiyor mu Sayın Bakanım?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Gerekiyor

SUNUCU HANDE FIRAT-Örneğin Aleviler belki bu dersi almak istemeyecekler, zorunlu olmaya devam edecek mi böyle bir serbestlik getirilir yoksa pek çok alan.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Aleviler kendi derslerini almak isterlerse onlara izin vermemizin ne mahsuru var?

SUNUCU HANDE FIRAT-Yani seçmeli olarak mı?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Evet, istiyorsa onlara o dersi vermenin ne mahsuru var? Ben böyle sorayım soruyu size o zaman.

SUNUCU HANDE FIRAT-Yani tamam, eğer bu şekilde bir açılım varsa onu hani bilmediğimiz için sormam da herhalde çok normal.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bakın, normal sorunuz  ama,  bunların hepsini  zaten günü geldiğinde  bütünlük içerisinde


değerlendirip Talim Terbiye Kurulu kararlarıyla beraber sizlerle zaten paylaşacağız. Dolayısıyla o kadar çok ayrıntıya inen bir tartışma yapmanın gereği yok. Bugün biz eğitim sisteminin tamamını altüst etmiyoruz, yapısal bir düzenleme yapıyoruz, süreyi uzatıyoruz ve 4+4+4 diye üç kademeli hale getiriyoruz. Zaten sistemde seçimlik ders varken onu daha sistematik hale getiriyoruz, yapılan şey bundan ibaret. Dolayısıyla bunu anlamaya çalışmak daha önemli. Normal şartlarda bunun ötesindeki konulara taştığınızda sizin, bugünkünü anlamaya çalışmaktan çok, ileride ne olacağına dair kaygıları yahut da gereksiz birtakım vehimleri diyeyim, gündeme getirip bunun önünü kesmeye çalışmak gibi bir siyaset gütmek bence doğru değil.

SUNUCU HANDE FIRAT-O zaman belki kızacaksınız ama, iki tane ayrıntı soru daha soracağım, çünkü hani kavgaların nedeni de herhalde biraz bu. Birincisi; şimdi siz Kur’an dersi, birtakım isteklerin doğrultusunda…

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Bir kere kesinlikle imam hatip okulunu tercih eden bir çocuk Kur’an dersini alacak zaten, onu zaten alıyor.

SUNUCU HANDE FIRAT-Normal genel okullardan bahsediyorum, örneğin ortaokulda böyle bir talep oldu ve bir okulda da kuruldu. Yani devlet okulunda genel lise diye tabir ediliyordu, şimdi herhalde devlet ortaokulu diye tabir edilecek. O ortaokulda bir Kur’an dersi seçmeli talep oldu, o sınıfta açıldı. Çocukların kıyafetleri o Kur’an dersinde nasıl olacak?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Kur’an dersinde şimdi nasıl?

SUNUCU HANDE FIRAT-Başörtülü olarak giriyorlar.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bakınız, biz bugün kılık kıyafetle ilgili bir yönetmeliği filan değiştirmiş değiliz. Ben çok şaşkınlık içerisindeyim. Özellikle bu kanunla ilgili konular tartışılırken bakın birden bire hangi konular gündeme geldi? Okul öncesi eğitim ne olacak, kapatılıyor mu veya kapatıldı mı?

SUNUCU HANDE FIRAT-Ona da geleceğiz Sayın Bakanım.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Kaynaştırma eğitimi ne olacak, kaynaştırma eğitimi ortadan kalktı mı, işte çocukların kıyafeti ne olacak bütün bunlar tartışma mevzuu değil ki. Şu ana kadar bunlarla alakalı herhangi bir düzenleme yapılmadı, bunun önünü kesecek yahut da önünü açacak farklılaştırılmış herhangi bir karar verilmedi. Gündemimizde bunlar da yok. Peki, toplum acaba niçin bunlar üzerinden bir endişe duyuyor?

SUNUCU HANDE FIRAT-Neden duyuyor? Yani acaba daha ayrıntılı açıklama mı gerekiyor, yoksa bazı kaygılar mı var, siz ne düşünüyorsunuz?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Bence bu ciddi bir şekilde bir güvensizlik meselesi. Meselenin ideolojik bir alan üzerinden tartışılıyor olması meselesi. Halbuki Milli Eğitim Bakanlığı yeni kurulmuş bir Bakanlık değil. Bütün uzmanları konunun içinde olan insanlar. Ve konunun eğer pedagojik yönüyse, yine en fazla birikim bizdi. Konunun fiziki yönüyse, bunun


kararlarını verebilecek potansiyel ve kapasite yine bizde. Bütün bunlara karşın bu meseleler gündeme gelmediği halde şayet bunları gündeme getirerek tartışmaya başlarsanız o zaman iki şey vardır: Bir; çok aceleci yahut da herkesin kendi bireysel amaçlarını öne alan bir tartışmayı, bu birey, kişi olabilir. Sivil toplum örgütünün kendi odaklandığı konu olabilir fark etmiyorum ya da çok açık bir şekilde ön yargılar ve kötü niyet olabilir.

SUNUCU HANDE FIRAT-Açıklamalarla ilgili olabilir mi? Karşılıklı yapılan tüm açıklamalar, dindar nesil polemiği, 28 Şubat rövanşı gibi iddialar ve sonrasında gelen eyvah, acaba bütün okullar imam hatip mi oluyor, o zaman imam hatiplere ne gerek var gibi birtakım ifadelerden kaynaklanabilir mi, yani süreci acaba bu açıklamalar mı bu şekle getirdi?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Yani olabilir ama, bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bütün bunlar Milli Eğitim Bakanlığı’nın dışında yapılan tartışmalardır. Toplum onları kendi içinde tartışabilir, birtakım şeyler söyleyebilir. Ama biz sükunetle yerimizde duruyoruz, Türkiye’nin eğitim sistemini geleceğe taşıyacak, çocuklarımızın gelecek umutlarını artıracak bir çaba içerisinde duruyoruz, bunu fark etmenizi sağlamaya çalışıyorum ben.

SUNUCU HANDE FIRAT-Seçmeli pakette son ayrıntı o zaman. Kürtçe, Kürtçe paketi olabilir mi Türkiye’de ya da Kürtçe işte 5. sınıftan itibaren seçmeli ders olarak gündeme gelebilir mi?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Eğer Türkiye’yi böyle demokratikleştiriyorsanız, sisteminizi esnek hale getiriyorsanız, Kürtçenin de seçimlik ders olmasının ne mahsuru var?

SUNUCU HANDE FIRAT-Yani bireysel olarak buna yeşil ışık yaktığınızı söyleyebiliriz herhalde.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Yani ben kendi fikrimi söylüyorum bu konuda size zaten.

SUNUCU HANDE FIRAT- Ama Talim Terbiye kesinleştirecek.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Ama bütün bunlar bir bütünlük içerisinde değerlendirilir, Talim Terbiye Kurulu, Hükümetin politikalarını göz önüne alır, Anayasamıza bakar, diğer kanunlara bakar ve bütün bunlar içerisinde bu ülke için en uygun olan kararı verir endişe etmeyin.

SUNUCU HANDE FIRAT- Sayın Bakan, şimdi bizim kafamızı karıştıran bir durum oldu, yaş mevzuu. Geri adım mı atıldı? İşte bu sistem kabul edildiğinde kaç yaşında, kaç aylık çocuk ilkokula başlayacak, bize bunu net bir şekilde anlatır mısınız?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi tabi burada hakikaten Türkiye’nin farklı kurumların ve kişilerin bir yaşı nasıl hesaplamaları gerektiğine dair tartışmadan ortaya çıkan bir kafa karışıklığı var. Şimdi normal şartlarda 60 ila 72 arasını acaba biz 60 ila 72 ay arasını çocuğun kaç yaşı olarak değerlendireceğiz diye bir tartışma çıkıyor. Acaba bir çocuk, 5 yıl yaşadıktan sonra, 6. yaşından gün aldığında 6 yaş mı sayılır, yoksa 5 yaş mı sayılır


tartışmasıdır bu yapılan bütün tartışmalar. Ben o yüzden kafa karışıklığını önlemek için isterseniz size ay üzerinden bir değerlendirme yapayım.

SUNUCU HANDE FIRAT- Bugüne kadar bu tartışma yoktu da, bugün neden başladık, hani Avrupa’da farklı mı hesaplanıyor? Onu da bir araya sıkıştıralım da.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Evet, yani aslında bugüne kadar o tartışma var. Mesela 1981 yılında Türkiye’de eğitim yaşının 1 yaş öne çekilmesiyle ilgili Milli Eğitim Şûrası’nda karar verilmiş. Bununla ilgili kanunda da bazı değişiklikler olmuş. Yani 22 Sayılı Kanunla, 1739 Sayılı Kanun arasında da küçük bir farklılık var hukuki düzenlemeler açısından. Biz bugün o farklılığı gideren bir düzeltme yaptık aslında. Orada mesele şu: Şimdi şu anda biz uygulama itibariyle 72. ayını doldurmuş çocuğun 73. aydan gün almışsa ilköğretime kaydını zorunlu olarak yapıyoruz, yani mecburen şeye gidecek. Başka bir ifadeyle 72 Türkiye’de okula gitmek için alt sınır. Ondan önce çocukların gitme şansı yok. Aslında biz bunu eğitim sisteminde okul müdürleri bazen idare ediyorlar çocuğun fiziği gelişmişse yahut da çocuk okuma yazmayı önceden öğrenmişse kayıt falan yapıyorlar. Orada çok katı davranmıyor ama, hukuken 72 aydan önce çocukların kaydı yapılmıyor. Nitekim çocuğunun gelişmiş olduğunu, eğitime gideceğini iddia eden bazı veliler vaktiyle bizi mahkemeye vermişler, mahkeme de 72 ayı alt limit olarak gördüğü için, mesela 70-71. aydaki çocukların kaydının yapılması konusunda engeller çıkarılmış.

SUNUCU HANDE FIRAT- Bugün ne olacak sistemle birlikte?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bugün biz 72 ayı alt limit olarak değil, üst limit olarak görmek istiyoruz. Üst limit olarak gördüğümüzde…

SUNUCU HANDE FIRAT- Alt limit ne olacak?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Alt limit işte 60 ay, en geniş limitiyle 60 ay. Zaten şu anda bakıldığında…

SUNUCU HANDE FIRAT- Şöyle mi: 60 ay ile yani 60 ayını doldurmuş çocuğun Türkiye’de ilkokula kaydının yaptırılması gerekiyor net.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Evet, şimdi orada bir tereddüt var, onu belki yönetmelikle de falan tanzim edeceğiz. Mesela Avrupa Birliği ülkeleri bunu nasıl uyguluyorlar diye baktık biz. Aşağı yukarı 27 ülke içerisinde yanlış hatırlamıyorsam rakamlarda 1-2 değişiklik olabilir. 14 veya 15 ülkede 72 ay üst sınır.

SUNUCU HANDE FIRAT- Pardon, 60 ayını doldurmuş değil mi? Alt yazımızda da bir hata olmasın diye. 60 ayını doldurmuş olan çocuk Türkiye’de…

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi onu açıklıyorum, daha henüz onu açıklamadım henüz. O altyazıyı bence açıklamadan sonra…

SUNUCU HANDE FIRAT- Erken olmasın o zaman uyaralım arkadaşları. Buyurun.


MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- 14 Avrupa ülkesinde 72 üst sınır. Hatta Avrupa’da mesela Hollanda 48 ayı alt sınır olarak görmüş. İngiltere’de 60 ay alt sınırdır. 60 ay alt sınırı olan 5’e yakın ülke var. Ama 72 ayı alt sınır olarak gören de 10-11 tane ülke var. Hatta 72 ayı alt sınır olarak gören ülkelerin pek çoğunda 80-84 aya kadar da üst sınırlar oluşuyor zaten. Şimdi buradan şunu söylemek mümkün: Aslında bu konuda bir tercih söz konusudur. Biz çocuklarımızı eğer okul öncesi eğitime alabiliyorsak, 1980 yılında çocuklarımızın yaşını 1 yaş öne çekmek belki çok doğru bir davranış olmayabilirdi, çok erken bir teklifti o. Ama bugün artık biz zaten 5 yaşındaki çocuklarımızın yaklaşık yüzde 70’ini okul öncesi eğitime alıyoruz ve eğitiyoruz.

SUNUCU HANDE FIRAT- O zaman aradan sorayım, çünkü hepsi birbirine bağlantılı anladığım kadarıyla vereceğiniz yanıtın.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Tabi ki

SUNUCU HANDE FIRAT- Okul öncesi eğitimde de bakanlık uzun süre çalıştı, uluslararası fonlardan destek alındı, 2014’te zorunluya geçileceği söyleniyordu, zorunluya geçilecek mi okul öncesi eğitimde?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bakınız, zaten biz hedef olarak, Milli Eğitim Bakanlığı olarak yüzde 100 okullaşma oranına ulaşmak için hedef belirlemiştik ve çalışıyorduk. Bu hedeflerimizden niçin sapalım? Bu kanunda bunlarla alakalı…

SUNUCU HANDE FIRAT- Sanki kalktı gibi yansıtıldı ya da kalkacak bu zorunluluk…

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Ama işte zaten benim de birazcık gereksiz tartışmalara kaydı diye endişe ettiğim hususlardan birisi de o. Bununla ilgili hiçbir karar verilmiyorken biz şayet okul çağını 1 yaş öne alırsak, o zaman okul öncesi eğitimi de 1 yaş yükseltmiş olacağız öyle değil mi?

SUNUCU HANDE FIRAT- Hıhı

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Daha önceden 3-5 yaş idi ve 5 yaşı tarif ederken, 5’ini doldurmuş 6. yaşına gelmiş çocuğu tarif ediyorduk. Şimdi 4’ünü doldurmuş 5. yaşına gelmiş çocuğumuza biz yüzde 100 okullaşma sağlamak üzere yeniden bir strateji oluşturacağız kendimize ve bunun üzerine gideceğiz. Şu anda 3 ila 5 yaş grubu arasında okullaşma oranımız bizim yüzde 43. 5 yaş gurubunda ise, yüzde 70’e yakın, 67’ydi, muhtemelen bu sene biraz daha arttı diye bekliyorum ben. Şimdi böyle olunca bir kere okul öncesi eğitimde biz, önceden belirlenmiş olan hiçbir stratejimizde değişiklik yapmıyoruz. Yaş değişiyorsa, müfredatımızı çocuklarımızın pedagojisine göre yeniden ayarlayacağız ve biz yolumuza devam edeceğiz. Çünkü hele hele 1 yaş önceye alırsak okul öncesi eğitim daha da şart hale gelecek.

SUNUCU HANDE FIRAT- Şimdi süremiz de azaldığı için, 60 aylık çocuğum var benim, ne yapacağım veli olarak?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi orada, şu anda geçtiğimiz gün geri adım gibi laflar edildi, bence çok da doğru bir yorum değildi bu. Orada şöyle bir düşünce de var: Mesela bunu biz kendimiz ayrıca bir analiz


yaptıktan sonra da tekrar kamuoyuyla paylaşabiliriz. Acaba 66 ay olunca çocuğu, zorunlu olarak kaydetsek, 60’la, 66 arasındakini de velinin iznine mi bıraksak diye birtakım teklifler de var.

SUNUCU HANDE FIRAT- Netleştirmediniz yani benim anladığım o zaman.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Normal şartlarda biz şimdi 72 ayı üst sınır olarak aldık, onun altını nasıl uygulayacağımızı ileride yönetmeliklerle belirleyeceğiz.

SUNUCU HANDE FIRAT- Peki, ilkokul 4 yıl oluyor o kesin. Dolayısıyla bu 4 yılda müfredat değişecek mi? Çünkü normalde farklıydı.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Evet Çocuğun yaşını değiştirdiğimiz zaman, müfredatın da ona göre uyarlanması gerekir zaten. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında okulun programını, müfredatını değiştirmeksizin bir yaş öne almak çocuklarımıza haksızlık olur. Biz burada çocuklarımızın…

SUNUCU HANDE FIRAT- Örneğin okuma bayramları bir yarış halinden çıkacak mı, yarış olma halinden?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Niye çıksın?

SUNUCU HANDE FIRAT- Çıkmayacak. İlkokul birde hemen öğrenecekler mi, nasıl olacak bunlar hep sorular soruluyor.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bakınız, tabi bütün bunlar çok bireysel kaygılar, sistem kurgulanırken böyle kurgulanmıyor tabi. Bugün ülkemizde pek çok çocuğumuz daha anaokuluna giderken, hatta anaokuluna bile gitmeksizin televizyon seyrediyorken okuma yazmayı öğrenebiliyor. O zaman bütün bu telaş niye?

SUNUCU HANDE FIRAT- Peki, biraz da lise bölümünü konuşacak olursak eğer, mesleki yönlendirme. Şimdi dünyaya da baktığınızda, sizin daha önceki açıklamalarınız da var, ben de daha önce sormuştum ama, mesleki yönlendirme daha geri yaşlara mı alınmalı, daha ileriki yaşlarda mı olmalı? Şimdi paketler ağırlıklı olarak lisede olacak diyorsunuz, bu yeterli bir yönlendirme olacak mı, tam lise kaçtan itibaren artık mesleki yönlendirme ağırlık kazanacak ve çocuklar lisede de, o mesleki yönlendirmede derslerini değiştirebilecekler mi, o yatay geçişgenlik dediğiniz sürecek mi?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Bakın şu anda zaten biz mesleki eğitimle ilgili bir yeniden yapılanma çalışması içerisindeyiz. Hatırlarsanız bundan yaklaşık 1 ay kadar önce, Antalya’da mesleki eğitimle ilgili bir çalıştay tertip ettik. Türkiye’de mesleki eğitimle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı zaten çok sabit birtakım dersler ve programlardan çok birbiriyle geçiş sağlayabilecek esnek bir ünite sistemine doğru kayıyordu. Avrupa Birliği ile yaptığımız bir çalışma var uzun yıllardan beri. Şu ana kadar biz mesleki eğitimle alakalı yaklaşık 6 bine yakın birbirinden bağımsız, ama gerektiğinde birbirini tamamlayabilecek türden ünite hazırlığı yaptık. Bu üniteleri biz okullarımızda yavaş yavaş kısmen uygulamaya başladık ve web sitelerimizde bunları da


paylaşıyoruz kamuoyuyla. Böyle bakıldığında eskiden olduğu gibi çok katı, çok sadece belirli bir yola girip illa bir mesleği öğrendiğiniz bir yapıdan çok, normal şartlarda sürekli değişen teknolojiyle uyarlanabilecek, gerektiğinde bilişim teknolojilerine dair ünitelerin de birbirine eklenebildiği bir yapı düşünülüyor. Şöyle bir senaryo tekniği düşünün siz lütfen. Aslında bir bütün senaryonuz var bir filmle ilgili, ama senaryonuzda bazı sahneler için alternatifleriniz var. O alternatifler senaryoda belki bütünlüğü bozmaksızın o sahne geldiğinde bu alternatifi mi, yoksa öbür alternatifi mi kullanalım o sahnede diyebileceğiniz türden bir esnek yapı oluşturuluyor. Normalde bir mesleki eğitim yetiştireceğiz ama, o mesleki eğitim gerektiğinde başka bir mesleğe ait bir üniteyi de kendi mesleğiyle birleştirebilecek. Bunu da biz lise 2’den sonra planlıyoruz.

SUNUCU HANDE FIRAT- Lise 2’den itibaren sonra mı?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Muhtemelen bunda imam hatip okulları bir istisna olacak.

SUNUCU HANDE FIRAT- Nasıl?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Çünkü imam hatip okulları dini eğitim aldıkları için, dini eğitim lise seviyesinde 4 yıl boyunca almış olsa bile ihtiyaca cevap vermiyor. O yüzden imam hatip okulunu tercih eden bir çocuk varsa, ortaokuldan itibaren ki öyle bir tercih yapabilecek. O zaman ortaokuldan itibaren dini eğitimini alabilecek veya tamamlayacak derslerini alabilecek, onu bir program gibi, ama tercih ettiği.

SUNUCU HANDE FIRAT- Daha ağır herhalde okutulacak, daha ayrıntılı.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Yani daha ayrıntılı ve yani bir imam hatip okulu programını seçtiğini kabul edeceğiz ve ona öyle bir program vereceğiz.

SUNUCU HANDE FIRAT- Ortaokullar dolayısıyla açılacak yeniden.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Zaten açılıyor Yani şu andaki kanunda 3 tür ortaokulumuz var artık bizim. Zaten esnekliği de sağlayan o. Birinci tür ilkokul ayrı, ortaokul ayrı ve lise ayrı; İkinci türde, ilkokulla ortaokul birlikte, lise ayrı; Üçüncü türde ise ilkokul ayrı, ortaokul ve lise birlikte. Ve bütün bu alternatifleri biz konunun kendisine göre, programa göre yapma imkanını elde edeceğiz. Ama tabi burada esas ana gövdeyi ve esas esnek omurgayı ikinci kademe, yani ortaokul kademesi oluşturuyor.

Şimdi bir başka sorun da binaların, işte normal şartlarda genellikle itiraz edilen hususlardan birisi de oydu, siz daha önceden birinci kademeyle ikinci kademeyi yan yana koyduğunuzda bu pedagojik olarak doğru değil diyordunuz, şimdi ortaokulla liseyi yan yana koyduğunuzda bu doğru olacak mı diye itiraz ediliyor. Bu doğru bir eleştiri ama, uygulamanın öyle olacağına dair varsayım doğru değil. Biz şimdi zaten şu anda bile 8 yıllık kesintisiz eğitimde de ilkokul, ortaokul ve lise binalarını ayırmaya başlamıştı, elimizden geldiğince ayırmaya çalışıyorduk, yine öyle olacak. İster imam hatiple bütünleşmiş olsa bile imam hatibin  orta  kısmındaki   çocukların  fiziki  binalarını   ayırmaya  çalışacağız,


ilköğretimle bütünleşmiş olsa bile o zaman ortaokul binalarını ayırmaya çalışacağız.

SUNUCU HANDE FIRAT- Ne kadarlık bir yatırım gerekiyor bunun için şu an? Herhalde çeşitli binalar yeniden yapılacak, bazı binalar ayrılacak; devlet açısından soruyorum.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Yani size bir şey söyleyeyim, aslında bizim yatırımımızın global bütçesini oluşturan husus 4 artı 4 artı 4 diye okulların kademeleştirilmesi değil bizim hedeflediğimiz okullaşma oranlarıyla alakalıdır. Bizim çerçevemizi çizecek olan şey o.

Şimdi bakınız, biz zaten okul öncesi eğitimde 2013 yılı sonuna kadar yüzde 100’e ulaşmayı hedefliyorduk ve buna göre bütçemizi ayırmıştık. Dolayısıyla şu anda yüzde 67’lerden, yüzde 70’lerden yüzde 100’e çıkabilmek için mesela bu yıl kaynaklarımızın önemli bir kısmını okul öncesi eğitim için ayırmıştık.

İkincisi; zaten 2016 yılı sonuna kadar biz ortaöğretimde eğitimimizi yüzde 90’ın üzerine çıkarmayı hedeflemiştik. Son 2 yıldır ilköğretimden ortaöğretime geçiş oranı yüzde 85, yani neredeyse 2 yıl sonra biz yüzde 90’ın üzerine çıkıyorduk, bunun için de kaynak ayırmak zorundayız.

Eğitimin 12 yıla çıkması halinde bu şu anlama gelir: Hem okul öncesinde, hem ilköğretimde, hem de ortaöğretimde yüzde 100’e ulaşmanız gerekir anlamına gelir. Bu da bize zaten mevcut planlarımız içerisinde belki onun yüzde 10’u kadar bir ek yatırım yapmayı gerektirecektir.

SUNUCU HANDE FIRAT- Öğretmen açısından sorarsak, şimdi seçmeli dersler, paket dersler, yeni sistem 4 artı 4 artı 4, yani şu acaba sınıf öğretmenlerinde fazla mı olacak, açık mı çıkacak? Yani öğretmen açısından bir tablo çıkardınız mı, yeni öğretmen alımı olacak mı?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi henüz tam çok somut, şu kadar eksik olacak, bu kadar fazla olacak diye henüz rakam çıkarmadık ama; birinci endişe ne? Sınıf öğretmeni acaba elimizde fazla mı olacak? Bunu söyleyenlere ben hemen buradan şunu hatırlatıyorum: Bizim elimizde sınıf öğretmeni fazla olmayacak. Zaten biz her yıl 10 bine yakın öğretmenimizi emekli ediyoruz, 10 binden fazla öğretmenimizi belki emekli ediyoruz.

İkincisi; alan öğretmenine ihtiyaç duyacak mıyız? Evet, alan öğretmenine daha fazla ihtiyaç duyacağız. Ama o ihtiyacı zaten her yıl biz eğitim şeyimiz arttıkça duyuyorduk.

Şimdi ben defalarca bunu söyledim, Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretimde yüzde 100 okullaşma oranına, ortaöğretimde de yüzde 90’ın üzerine okullaşma oranına çıkmayı hedeflediğinde zaten yaklaşık 150 bine yakın öğretmene ihtiyaç duyacaktı, bu ihtiyacımız yine varlığını devam ettirecek. Belki o yüzde 10’luk kısım için baktığınızda tekrar ihtiyaç olabilir. Bu bir tarafıyla da iyi olarak yorumlanması gereken husus değil mi? Dışarıda bekleyen öğretmenlerimiz için de bir fırsat doğmuş olacak.


SUNUCU HANDE FIRAT- Şimdi o zaman, evet, yeni sistemin içinde bir görüş sordum dün geceden beri ama, onlar da hep atamaları gündeme getirdiler, dolayısıyla onu da sorayım.

İzmir Milletvekili 28 bin atamanın Haziran’da yapılacağını söylemiş; doğru mu Sayın Bakan?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Ben hiç öyle bir bilgiye sahip değilim. Yani o neye istinaden onu söyledi bilmiyorum.

SUNUCU HANDE FIRAT- Peki bu 150 bine yakın öğretmen herhalde sistemle birlikte sisteme dahil olacaklar.

Eşi bankacı olan öğretmenlerin tayin durumuyla ilgili bir gelişme olacak mı? Onu da sorayım ben çok soru geldiği için.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi biz yılda bir kere artık eş durumundan sağlık veya güvenlik sebebiyle atamaları yapacağız. 2011 yılı atamalarını yaptık biliyorsunuz, dolayısıyla 2012 yılı için eş durumundan güvenlik veya sağlık sebebiyle atamaları çok büyük ihtimalle Ağustos ayında yapacağız.

Buradan şunu da açıklamak istiyorum: Sıklıkla öğretmenler arayıp Ağustos’ta ne zaman atayacaksınız diye soruyorlar. İşte biz 5 Eylül’de başlamıştık acaba 5 Eylül’e kadar bu uzar mı diye soruyorlar. Şimdiden bütün bunları telaş etmeyi de anlamıyorum, çünkü biz bununla ilgili henüz bir karar vermedik. Bununla ilgili uygulamaya dair karar verildiğinde kılavuz yayınlanıyor. Öğretmenlerimiz bence bunlara kafa yormak yerine birazcık çocuklarımızı yetiştirmek konusunda odaklansalar ve o konuda daha çok saba sarf etseler diye ben onlardan ricada bulunuyorum.

Merak etmesinler, biz konuyla ilgili kararlarımız olduğunda onların beklentilerini, taleplerini göz önüne alıyoruz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ihtiyaçlarını, içinde bulunduğu durumu gözden geçiriyoruz ve bir karar veriyoruz, verdiğimiz zaman da aynında da paylaşıyoruz. Şu anda neyi ne zaman, nasıl yapacağımıza dair kararları vermedik, çünkü daha 8 ay var. Dolayısıyla, şimdiden onunla ilgili konuları tartışmak bence çok erken.

SUNUCU HANDE FIRAT- Sayın Bakan, herhalde 4 dakikamız kaldı ama, sisteminin en çok merak edilen ya da eleştirilen bir başka konusu, zaten siz de bir kampanya başlattınız kız çocuklarının eğitimi, daha fazla okula gitmesi konusunda. Şimdi ben diyelim ki kendi üzerimden örnek vereyim, 4 artı 4’ü bitirdim, geldik liseye ve ne şekilde evden eğitimime devam edebilirim? Yani acaba gidip herhangi bir hastaneden yalandan bir rapor olarak evde okuyabilir miyim ve beni de evlendirmişler olurlar mı o arada?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi bakın, çok açık ve net bir şey söyleyeyim; bir kere 12 yıla eğitim zorunlu hale çıktığında 8. yılını tamamlamış bir çocuğumuz eğer okula kayıt yaptırmamışsa biz onun evine gideceğiz, niçin kayıt yaptırmadığının hesabını soracağız, ebeveynine de bunun bedelini hatırlatacağız. Şu anda yaptığımız…

SUNUCU HANDE FIRAT- Yeni sistemde de bedeli olacak yani.


MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Tabi, yani idari olarak onun bir karşılığı olacak mutlaka.

Yani eğitimin zorunlu olması demek şu anlama gelir bu ülkede:

Bir; herkes çocuğunu o yaşlarda okutmak zorundadır.

İki; devlet o eğitimi ücretsiz vermek zorundadır.

İki anlama gelir, veli tarafından zorunluluk, devlet tarafından da ücretsizlik anlamına gelir.

Bu açıdan bakıldığında, biz liseye kaydını yaptırmamış çocuğumuz, ister kız, ister erkek, evine gideceğiz ve hesabını soracağız.

Peki, evinden ders alması gereken kimler olacak, bu bir yönetmelikle belirlenecek. Kim hangi şartlarda ailesi, yaptığı iş, ortaya koyduğu mazeret, fiziki özellikleri…

SUNUCU HANDE FIRAT- Evli olmak bir mazeret değil mi bunu açıklayalım yani. Hani kız çocukları evlendiriliyor ve okutturulmuyor ya da herhangi bir sahte rapor almak bu kadar kolay olmayacak değil mi?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Size bir şey söyleyeyim, niye mesela bu endişeleri duyuyoruz? Bu ülke, yani mesela eğitimle ilgili verdiği karar normalde sistemin diğer tarafındaki yapılan düzenlemelerden bağımsız değil ki. Bugün zaten hukuki olarak çocuk yaşta birisinin evlenmesi yasaktır, bunu yapan suç işliyordur. Dolayısıyla ben eğer okutmazsam evlenecek yahut da evlenirse okutacağım diye tartışma, bütünüyle birbirinden kopuk bir yaklaşım tarzını zihni olarak ortaya koyuyor. Çocuklarımızın 18 yaşından önce evlenmeleri zaten yasaktı ve bunun hesabı bulunduğu zaman şu anda da soruluyordu. Şimdi 18 yaşından önce okula devamı da zorunlu hale geliyor ve tam tersi artık erken evliliğin önünü kesecek de bir düzenleme yapılmış oldu böylece.

SUNUCU HANDE FIRAT- Son 2 dakikamız herhalde.

Şimdi gene o görüntülere döndüğümüzde belki ki Genel Kurul’da da bu kavga, kıyamet sürecek gibi görünüyor yapılan açıklamalardan. Bir çağrınız var mı? Hassasiyetleri gidermek için örneğin muhalefet partilerine bir tura çıkmayı düşünür müsünüz? Ne yapacaksınız Genel Kurul’dan geçme aşamasında?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Şimdi size bir şey söylemek istiyorum, hakikaten konu rasyonel bir zeminde konuşulsa, belirli birtakım analizler üzerinden değerlendirmeler yapılsa, inanın bu ülkede kim olursa olsun, ne kadar güçlü olursa olsun bir İktidar Partisi dikkate alır. Nitekim ben mesela uzlaşmayla ilgili çağrılar yapıldığında çok açık bir şekilde karşı teşebbüste bulundum. Söylediğim söz şu idi: Eğer 12 yıl kesintisiz bir eğitimi bir başka ülkede de bize gösteriyorsanız biz kararımızı değiştirebiliriz dedim. Mesela bu bir tarafıyla çok daha somut, çok daha gerçekçi bir uzlaşma teklifi değil midir? Yine acaba kaç ülkede kesintisiz 8 yıllık eğitim var, bize gösterin, biz kararımızı bir daha gözden geçirelim dedim. Aynı şeyi tekrar söylüyorum, Türkiye’de bu iş aslında tartışılmıyor, kör dövüşü yapılıyor. İdeolojik olarak


birileri bir tarafta durunca öbürleri de ona göre bir tavır almak durumunda kalıyor. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefeti böyle bir muhalefettir.

Ben şunu ümit ediyorum: Genel Kurul’da yine herkes söyleyeceğini söyler, yapacağı teklif varsa yapar, ama yine olgun ve gelişmiş bir ülke formatında Meclis’imizde konuları tartışır ve kanunu çıkartırız diye bekliyorum.

SUNUCU HANDE FIRAT- Çok teşekkür ederiz.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER- Ben de teşekkür ederim.

İlginizi Çekebilecek İçerikler

Kafkas Üniversitesi 17 Sözleşmeli Personel Alım İlanı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ 657/ 4-B (SÖZLEŞMELİ PERSONEL) ALIM İLANI 657 Sayılı...

Bağcılar Belediyesi 40 Memur Alacak

BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Bağcılar Belediye...

Hakkari Üniversitesi 2 İç Denetçi Alacak

T.C. HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN 5018 Sayılı Kamu Yönetimi ve Kontrol Kanunu...

İçişleri Bakanlığı 15 AB Uzman Yardımcısı Alım İlanı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ (SÖZLÜ) SINAV DUYURUSU İçişleri...

Yargıtay 38 Sözleşmeli Personel Alacak

T.C. YARGITAY BAŞKANLIĞI Sözleşmeli Personel Alım Sınavı Duyurusu Başkanlığımız bünyesinde...

2018 Aralık Memur Alımları Taban Puanlar

2018 Aralık Memur Alımlarında KPSS Taban puanları kaç olacak? Kaç Memur Alımı Yapılacak? 2018...

Okuyucu Yorumları

  1. caner
    21 Mart 2012 - 21:25

    Çocuklar tv den okuma yazma öğreniyorlarmış? güleyimi ağlıyayım mı?Bu kanunun çıkacağını sanmıyorum ama Türkiye burası eğerki çıkacak olursa ilk kurbanları çok yazık olacak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SİTEMİZDEKİ BENZER İÇERİKLER

Bağcılar Belediyesi 40 Memur AlacakBAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Bağcılar...
İznik Belediyesi Personel Alım İlanıİZNİK BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Bursa İli İznik Belediye...
Akdeniz İhracatçı Birlikleri 9 Personel AlacakAKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU 1- Aşağıda...
Çekmeköy Belediyesi 15 Memur Alım İlanıÇEKMEKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İLK DEFA ATANMAK ÜZERE ZABITA MEMURU ALIM İLANI Çekmeköy...
Bursa Büyükşehir Belediyesi 50 Memur AlacakBursa Büyükşehir Belediyesi 50 Memur alımı için duyuru yaptı. 25 Lisans mezunu...
Rize Ardeşen Belediyesi 3 Memur AlacakARDEŞEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Ardeşen Belediye...
Sahil Güvenlik Komutanlığı Sözlü Sınavla 10 Memur AlacakSahil Güvenlik Komutanlığı 10 Memur alımı için duyuru yaptı. Başvuruların 12-22...
Eynesil Belediyesi 8 Memur AlacakEYNESİL BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Eynesil Belediye Başkanlığı...
Şırnak Belediyesi 10 Memur AlacakŞIRNAK BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Şırnak Belediye Başkanlığı...
Yalova Altınova Belediyesi 6 Memur AlacakALTINOVA BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Yalova İli Altınova...

EN SON YAPILAN YORUMLAR

Et ve Süt Kurumu Erzincan 24 adet Kasap ve Et Hazırlama İşçisi Alım İlanı için Emre diyorki;

Ortaligi yalanci kasaplar dolmus gercek kasaplar meydanda bugunku sahte kasaplar meydanlarda ve devletin kendi bunyesinde iste zanaatkarlik meslek yer

Askerlik Hizmeti Memuriyetten Sayılır mı? için saenes diyorki;

657 sayılı Kanun’un “Muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet memurluğuna girenlerin kademe intibakları” başlıklı 84 üncü maddesinde, “Muvazz

Askerlik Hizmeti Memuriyetten Sayılır mı? için saenes diyorki;

evet kullanılabilir. 1 gün bile yapsan kullanılır.